1 Temmuz 2011 Cuma

Kadınlar Ne İster?!



Sene kaçtı hatırlamıyorum.. Yıllar oldu.. Şu an televizyonda Kadınlar Ne İster, Mel Gibson'ın filmi var.. Ve aklıma yıllar önce yazdığım bir yazı geldi.. Bakarsın bu yazıyı girmem blogumu güncel tutmam için de bir vesile olur:))

Kadınlar Ne İster?
Dünyanın belki de en eski ve cevabı net olarak bulunmamış sorularından biridir bu soru... Herkes kendince, yaşadığınca anlatmaya çalışmıştır… Dost sohbetlerinde sansürsüz sarf edilen kelimeler, kalemle birleştiğinde genelde üstü kapalı geçiştirilmiştir. Dahası kadınlar kendi aralarında her ne kadar rahatça konuşsalar da, birlikte olduğu insana karşı sadece isteklerini ima etmekle yetinmiştir. Sonuç olarak net bir cevap bugüne kadar ortaya çıkmamıştır. Gerçi net bir cevabı olması da mümkün değildir ya!. Ne de olsa yeryüzünde yaşayan kadın sayısı kadar cevabı vardır. Nasıl bir genelleme yapılabilir ki?..
Bilmem, bir deneyelim mi?
Bir kadın her şeyden önce sevilmek ister; önemsenmek, beğenilmek, takdir edilmek, boğmadan kıskanılmak, sıkmadan sahiplenilmek ister…
Bir kadın aşkını fütursuzca yaşamak ister; aklına geldiği gibi, gönlünün arzuladığı gibi, hesapsızca yaşamak ister…
Bir kadın gülmek ister; yanında sıkıntılarının buhar olup uçacağı, ayaklarını yerden kesecek birini ister…
Bir kadın huzurlu bir ortam ister; zor bir günün ardından sığınacak güvenli bir limanı olsun ister…
Bir kadın güzel sözler duymak ister; desteğini esirgemeyen, güvenen, sorgulamayan, şüphe duymayan birini ister…
Bir kadın yaptığı fedakarlıkların değerinin bilinmesini ister; “haklısın!” ve “özür dilerim!” demeyi gurur meselesi yapmayacak birini ister.
Bir kadın özel günlerinin hatırlanmasını ister; sıkı sıkı sarmalayacak kollar, yaptıklarımızı onaylayan bakışlar, yumuşak bir ses tonu ister.
Bir kadın kendini özel hissetmek ister; güzel olduğunu, eşsiz olduğunu ve sevildiğini duymak ister…
Bir kadın sorunları tek başına halletmeyi değil, sevdiğiyle paylaşabilmeyi ister…
Bir kadın konuşmak ister, anlattığında karşısındakinin onu can kulağıyla dinlemesini ister…
Bir kadın kendisine değer verildiğini görmek ister, üstelik sadece kapalı kapılar ardında değil, girdiği her ortamda bunu hissetmek ister…
Bir kadın kendisine ufak sürprizler yapılmasını ister; beklemediği bir anda şımartılmayı ister…
Bir kadın kendisi söylemeden, karşındakinin anlamasını ve yapmasını ister…
Bir kadın, kadın olduğunu hissetmek ister; romantik ortamlar, hoş jestler, iltifatlar yapılmasını ister…
Bir kadın özgür olmayı ister; kimsenin boyunduruluğu altında olmadan, kendi kararlarını kendi verebilmek, planlarını izin almadan yapabilmek ister…
Bir kadın hepsinden önemlisi saygı görmeyi ister, eş olarak, anne olarak, iş kadını olarak, yaptıklarının ve başarısının takdir edilmesini, kendisiyle gurur duyulmasını ister…
Bir kadın aslında çok şey ister de, isteklerine ulaşması ya uzun zaman alır, ya da bir ömür boyu isteklerini anlayacak birini aramakla geçirir… Elbette isteklerinden vazgeçmiş olanlar da vardır aramızda!.. Ama bir kadın söz konusu ise; buna ‘şimdilik’ vazgeçmiştir demek daha doğru olur.
Şimdi bu yazıyı okuyup da: “Bu kadar istiyorsunuz da, siz ne yapıyorsunuz?”diyecek erkekler çok olacaktır. Cevabı yine herkesin kendince olacaktır. Peki ya sizce?
Mutlu olmak tek kişilik çabayla mümkün olabilecek bir olgu değildir bence… Mutlu olabilmek için, birlikte yaşadığımız insanların da mutlu olması gerekir. Aksi takdirde şahane bir ziyafetin ortasında boğaza takılmış küçük bir kılçık gibidir. Ne yutabilirsin, ne de çıkarabilirsin. Kurtulmak için bir lokma ekmek gerekir. Birlikte yaşadığımız insanlar da o ziyafet içerisinde kılçık da olabilir, bizi kurtaran bir lokma ekmek de!.. Mutlu olabilmek için, mutlu etmek gerekir… Hayat bir aynaysa gördüklerimiz kendi aksimizden başkası olamaz. Verdiğimiz kadarını alabiliriz ancak.
Dolayısıyla bugün hayatımızdaki kadınlara (eşimize, sevgilimize, annemize, ablamıza, kızımıza…) bir sorsak: “Ne istiyorsun?” diye… Belki cevapları onların hayatını da değiştirir, bizimkini de!..

3 yorum:

  1. İyi ki geldin, iyi ki yazdın! Ara verme, kimseyi bu "muazzam" satırlardan eksik bırakma;)

    YanıtlaSil
  2. Herseyin müsebbibi sensin!:)

    YanıtlaSil
  3. Selim bey sizi ne iyi tanıyormuş..Boşuna ısrar etmemiş yazmanız için..
    Sizi buraya kazandırdığı için öncelikle ona ve vesile olduğu için Mel Gibson'a çok teşekkür ediyorum :)

    YanıtlaSil