5 Ekim 2013 Cumartesi

Şimdi Değilse Ne Zaman?

Geliyor yine muhasebe günlerim, tıpkı her yıl aynı zamanlarda yaptığım gibi...

Artılar, eksiler kısaca hayatımı kendiyle bölüp, çarpma günlerim...

Dile kolay.. 40 yılın muhasebesi...
Her yıl yaşayarak arttırdığım ama zamandan geçerek eksildiğim...

Ne yaştı ama?
39 yıl; sanki tek bir yıla apar topar sığdırılmış eksiği bol, gelişi güzel zorla kapatılmış bir bavul misali... Sığamayan en mühimleri dışarıda kalmış gibi..

Zamanın havada asılı kaldığı
Bir yandan da avuçlarından kaçtığı...
Bir varmış, bir yok olduğu gibi...

Toplama baktığımda gerçekten bölündüğüm yıl bu yıl.
Doğrularımın çarpıştığı, eksiye düştüğüm bakiyemde, nasıl olduysa artıya geçtiğim zor sınavların yılı...

Hiç çalışmadığım yerlerden gelen sorular...
Kendimle sorgular...
Çözülmesi gereken sorunlar...
Ezberimi bozanlar, özgün senaryoda olmayanlar...

Hayrete düştüklerim, hararetle yeni 'ben'e dönüşümüm...
Önem sıralamamın altüst oluşu,
'Hayır'larımın doğuşu...

Hayatın kurgusuzluğu tüm hesapları bozarken, artık "şimdi değilse sonrası zaten yok ki!" günlerimin başlangıcı...

Yeni kelimelerim de oldu bu yıl benim,
Daha çok konuştuğum, pek azını kendime sakladığım...
İyisini de, kötüsünü de etrafımdan sakınmadığım...
Sevdiklerimi şaşırttığım ama en çok kendime şaşırdığım...


Sevdiğim de, sövdüğüm de dilimde artık benim...
İstediğim de, istemediklerim de...
Neyse o, bundan böyle...
Zaman eksildikçe pervasızlık eğilimindeyim...

Ne yıldı ama!
Hayatı kavradığımı sandığım, bu seferlik kıvırdığım, sonrasını kurcalamadığım, var olana tutunduğum... ve neyse ki hayatın da beni bırakmadığı yıl...

Her yıl yaş aldığım bugünler dışında artık hesap kitap yok!.. vakit kaldığınca yaşamak, yeni güne şükretmek, gelene de - gidene de teşekkür etmek..

Ve unutmamak..
Ne masada kör eden ameliyathane ışıklarını, ne de monitöre bağlanmış kulağımda son sürat atan kalp atışlarımı...
O meşhur "film şeridinde" çoğaltmalı akışı...
Hiçbir şey için fazla üzülmemeli... hayata gerektiğinde "boşver"i çekebilmeli.

Ama istemeli,
Fakat beklememeli...
"Şimdi değilse ne zaman?"
Sık sık kendime soruyorum bu soruyu.


Büyükamcam vaktiyle belirtmiş vadeyi!.. 
Çoğu gidip azı kaldıysa ömrünün, cevabı basit aslında:
Şimdi varsan, yaşa o zaman!