22 Mart 2015 Pazar

İyi yolculuklar!..

Hepimiz yolcusuyuz bu hayatın...

Bekler gibi boş bir koltukta vaktinin gelmesini..

Bakmaya başlıyorsun etrafına..
Bir deli koşuşturma, saatin tik taklarında..

Yavaşlamana izin vermeyen bir telaş...

Hep geç kalınmış gibi...
Geç kalınmış o vakitlerde, hızlanmış adımlarla geçiyoruz hayattan,
3 boyutlu yaşamlar arasından...

İtirazın nafile, çekiyor sürat seni de içine..

Çıkılmaz bir girdap gibi..

Bakarken bile yorgun düşüyorsun..

Elini kolunu kıpırdatacak halin yok ki zaten..

Yine de..

"Bir dakika!" demek istiyorsun, "vazgeçtim gitmeyeceğim hiçbir yere!
hiçbirinin hiç kimsesiyle, hiçbir yerde olmak istiyorum, koca bir hiçlikte!"..

Açıyorsun ağzını, çıkmıyor sesin..

Sesin bile kalmamış, o kadar yorgun, o kadar bezmiş..

Tam o sırada lüzumsuz bir soru geliyor yandaki koltuktan; "Nereye?"

"Ankara'ya.." diyorsun istemsiz; hani nerede az önceki "hiçlik!" ?

Saatine bakıyorsun..
Vakit gelmiş..

Kalkıyorsun oturduğun yerden.. çekerken küçük bavulunu yanında,
sanki hayatını da sürüklüyormuşsun gibi geliyor bir an..

Ağırlaşması gerekirken hafifliyor bir anda yükün..

Garip..

Hiçliğe cüretini bilet yapıp uzatıyorsun, yanına iliştirdiğin kimliğinle kapıda..

Ezbere söylenmiş sözleriyle bakıp da görmezken seni;
"İyi yolculuklar" diyor görevli..
"Sen de yolcusun.." diye geçiriyorsun içinden..

Yolcusun bu hayatta..
Sadece görebildiğin ve hissedebildiğin kadarsın aslında bu yolculukta...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder